Orhan Pamuk ve Kar

Orhan Pamuk’un romanlarıyla üniversite yıllarımda tanıştım. “Benim Adım Kırmızı” ve “Cevdet Bey ve Oğulları” adlı kitaplarını 2006 yılında okumuştum. Bu iki kitap dimağımda çok güzel edebi bir haz bırakmıştı.  Tartışmalı siyasi söylemleri sebebiyle Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış olduğunu düşünmeme rağmen yine de Orhan Pamuk bu iki kitabıyla benim için “ülkenin en önemli romancılarından biri” oldu.

Başarılı bulduğum bir romancının 16 yıl boyunca yeni hiçbir kitabını okumamış olmanın getirdiği suçluluk duygusu ile başka bir romanını daha okumaya karar verdim.

Özellikle “Benim Adım Kırmızı”da yaşadığım edebi zirveden sonra o eşiği kaybetmemeliydim. Bu yüzden hangi romanını okumam gerektiğine emin olamıyordum. Belki de bu kararsızlık yüzünden Orhan Pamuk’un ilk ve son siyasi romanım dediği ve daha çok siyasi yönüyle konuşulan “Kar” adlı eserini okumaya karar verdim.

2002 yılında basılan Kitap, Nişantaşı’nda büyümüş, siyasi sebeplerle 12 yıl Almanya’da sürgünde olan Ka’nın bir röportaj için Kars’a gitmesiyle başlar. Ka’nın Kars’a gitmesinin asıl sebebi ise üniversiteden arkadaşı olan İpek ile yeni ve mutlu bir hayata başlama arzusudur. “Türkiye’nin bir minyatürü” olarak tasvir edilen Kars’ta bir takım siyasi olaylar gerçekleşir ve Ka bu olayların tam merkezinde kalır. 90’lı yılların en popüler siyasi konuları; başörtü yasağı, Kürt milliyetçiliği ve askeri darbeler yaratılan karakterler ve olaylar sayesinde okuyuculara anlatılır.

Yazarın iddiasına göre bu kitap siyasi bir romandı. Bu yüzden kitaba ön yargı ile başladığımı söylemeliyim. Buna karşılık romanı okurken son derece gerçekçi ve tarafsız bir kurgu olduğunu hissettim. Orhan Pamuk bir röportajında “Siyasal İslamcıları ya da Kemalistleri, ben kendi sesimi karıştırmadan onların kendi mantıklarıyla konuşmalarını istedim” demiş. Romanın en güzel yönü bu prensiple yazılmış olmasıydı.

Romanın olay örgüsü benim de çok vakıf olduğum siyasi konuları ele aldığı için bana sürükleyici gelmedi. Ayrıca daha önceki iki romanında yakaladığım tasvir zenginliğine bu romanda ulaşamadım. “Kar”ın hikaye evreni ve karakterlerin objektif bir bakış açısıyla örülmüş olmasına hayran kalmakla beraber edebi seviyesi beklentilerimi karşılayamadı. Bu nedenle, yazarın dördüncü bir kitabına başlamam da şart oldu.

Hepinize iyi okumalar dilerim..

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: